Değerlerimizden dostluk teması ile ilgili atasözümüzü içeren hikayemizi Esendere Beldesi Proje Ekibi olarak eğlenerek hazırladık. Esra Karabörklü

 





DOST KARA GÜNDE BELLİ OLUR
Bir zamanlar küçük bir mahallede yaşayan Lina isminde bir kız vardı.Dört kardeşiyle birlikte mutlu bir ailede yaşayan Linanın başlarına gelecek olaylardan habersiz bir yaşantısı vardı.


Ardan üç yıl geçti.Masmavi,kocaman ve ışıltılı gözleriyle etrafına gülücükler saçan Linanın okula başlama yaşı geldi.O sabah heyecanla yatağından fırlayıp giyinmeye başlayan küçük kız 
annesinin  hazırladığı  kahvaltıyı yapmadan evden koşarak okuluna gitti.Bir abisi ve üç ablası ise hazırlıklarını yaparak evden işe gitmek için yola koyuldular.Linanın annesiyle babası ise 
bir fabrikada çalışıyordu.O gün işten izin alıp eve erken dönen annesi ve babası çocuklar gelmeden gizli bir konuşma yapmaya başladı.Ekonomik sıkıntıları olan ailenin bir de üstüne sağlık
sorunları eklenince artık bu durumu çocuklarıyla paylaşma zamanı gelmişti.

Akşam vakti yemekten sonra konuşmaya başlayan bu mutlu ailenin yüzlerinde bir hüzün oluşmuştu.Linanın anladığı kadarıyla annesi işten çıkarılmış,babasının ise uzun süren öksürüğünün amansız 
bir hastalık olduğu çıkmıştı.Kardeşleri bu olay karşısında çaresiz kalmışlar.Abisi babasının da işten çıkmasını istemiş çünkü onun daha fazla yorulmasını istememiş.
Kapkara,solgun bir halde olan babası:Oğlum Beni düşündüğünüzü biliyorum ama çalışmak bana iyi gelir demiş.
Ağabey:Olmaz baba sen hastasın biz ne güne duruyoruz demiş.İki hafta boyunca evde bir hüzün hakim olmuş.Gel zaman git zaman derken babası çalışamayacak duruma gelmiş.
Ailenin diğer üyeleri ise zaten okula gitmiyorlarmış.Önceden gelen ekonomik sıkıntılardan dolayı erken yaştan beridir çalışıyorlarmış.
Lina bu duruma hep üzülür hiçbir şey yapamadığı için de mutsuzmuş.Annesi ve babası onun için en değerli kişilermiş.Günlerden bir gün seher vakti evde bir çığlık kopmuş.Aniden irkilen Lina bir de
bakmış ki herkes babasının başında toplanmış.Sonra birkaç yabancı adam eve gelip yatağında olan babasını kontrol etmiş.Lina o an anlamış ki babası vefat etmiş.
Aradan birkaç yıl geçmiş , ailenin geçim sıkıntısı giderek artmış.Yardıma ihtiyacı olan ailenin giderlerini karşılamak için araştırmadıkları kurum kalmamış.Linanın çok uzaklarda olan bir arkadaşı
varmış.Pek sık gelmezmiş ama arada telefonla görüşürlermiş.Bu kız eskiden onlarla aynı mahallede otururlarmış.Babasının işinden dolayı gitmek zorunda kalmışlar ama Lina omu hep severmiş.
Babasını kaybettiğini söyleyen Lina o arkadaşına her şeyi anlatırmış.Bir gün akşam aniden kapı çalmış.O da kim?Bakmışlar ki o kız ve ailesi ziyarete gelmişler.
Çok sevinen Lina onu hemen odasına götürmüş,oyun oynamaya başlamışlar.Annesi,babası ise evin diğer üyeleriyle saatlerce sohbet etmişler.

Birkaç gün sonra arkadaşının babası Linanın ağabeylerine iyi bir iş bulmuş.İş merkezde bir yerdeymiş.Bu yüzden aile taşınmak durumunda kalmış.Gittikleri ev hem çok güzelmiş hem de arkadaşının
evine çok yakınmış.Yıllar sonra Lina arkadaşı ile aynı okula gitmeye başladığı için çok mutlu olmuş.İlkokulu bitirip ortaokula başlayan bu iki kafadar eskiden olanları şimdi daha iyi anlıyorlarmış.
Arkadaşı sadece ona dost olmamış aynı zamanda ailelerin de dost olduğu anlaşılmış.O zor gününde yanında olan arkadaşını hiç bırakmayacağını anlamış Lina.İki arkadaş bunun sözünü vermişler.
Daha sonra mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşamaya devam etmişler.

Yorumlar

Yorum Gönder